BLOG0 yorum var - 17 Eylül 2007 21:48“Summerbiz” “Bak şimdi aslında milliyetçilik o senin sandığın Atatürk milliyetçiliğinden çoookktan sıyrılmıştır.” Atatürk’ü anlayan, benimseyen, uygulanması (her ne kadar ilkelerinden kopartılmış, emperyalizm tarafından sömürülmekte olan, kapitalist bir ülkeysek de) için elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışan bir gençlik halen mevcut. Olmaya da devam edecektir… “Türk-Kürt düşmanlığı ortaya atılmaya çalışılırken bunun arkasında AB ile yapılamayan hangi anlaşmazlık var,biliyor musun?” 0 yorum var - 16 Eylül 2007 21:39Fenerbahçe resmi sitesinde yayımlanan tarih sanırım Galatasaray ve Beşiktaş'lılara cevap olacaktır. Her ne kadar açıkça söyleyemeseler de Fenerbahçe, Türkiye'nin en büyük takımıdır. Bir rivayete Türkiye çapında 25, diğer rivayete göre 30 milyon fenerli vardır... http://www.turkfutbolu.net/fenerbahce.html Fenerbahçe'nin 1. lig takımlarıyla 1. lig maçlarının analizi Fenerbahçe'nin Galatasaray ile yaptığı tüm maçlar Fenerbahçe'nin Beşiktaş ile yaptığı tüm maçlar 2 yorum var - 16 Eylül 2007 16:23Sosyomat'a üye olduğumda; Üniversiteli delilerin takıldığı eğlenceli bir site diye reklam yapmışlardı... Bu, çoğunlukla doğru. Ancak; 10 - 15 üye (görebildiğim) var ki, 2şer 3er girip, tüm takip bölümünü bir anda Türkiye Cumhuriyeti'ne, dine, kısacası insanların mukaddesâtına zarar verecek etiketlerle dolduruyorlar. Hepsine cevâben; Bu coğrafyada yaşayan insanlar, din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın yüz yıllardır birarada yaşayabilmişlerdir. Bunun en iyi örneği; Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'de yaşayıp ta, İngiltere, İtalya ve Fransa'nın kışkırtmalarına aldanmayan Yunan ve Ermeni vatandaşlarıdır. Kurtuluş savaşında kendi ırkdaşlarına karşı savaşan bu insanlar, ne yazık ki (reflekssel olarak )mübadele ve 60'ta yapılan yabancıları sınırdışı etme (60'ta yapılan gönderme, yabancı güçlerin bu insanları göndertmesiydi) sırasında gönderilmişlerdir. ABD'nin, Büyük Ortadoğu Projesi'nin işleyebilmesi için; Türkiye'nin bölünmesi gerekmektedir. Kemal Tahir'in kaleminden uyarlanan: Esir Şehrin insanları'nı seyretmişsinizdir. Osmanlı döneminde, İngilizlerin İstanbul'u işgali sırasında, İstanbul'da yaşayanları anlatır. Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını istemeyen, bölücü zihniyetteki insanları değil sosyomatta, bu ülkede istemiyorum... Sizin de benim gibi düşündüğünüzü umut ediyorum. Saygılar 0 yorum var - 13 Eylül 2007 18:42Feshane'de Sami Yusuf konseri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü'nün düzenlediği 'Binbir İstanbul Uluslararası Feshane Ramazan Etkinlikleri' kapsamında Feshane'de 15 Eylül Cumartesi akşamı saat: 21:00'da Sami yusuf konser verecek. 0 yorum var - 13 Eylül 2007 18:16Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kurduğu T.C. altmışıncı hükümet programını indirmek için tıklayınız... Ayrıca: altmışıncı hükümet görev dağılımı için tıklayınız... AB katılım müzakereleri tarama süreci için tıklayınız... 1 yorum var - 13 Eylül 2007 18:14CeBIT Bilişim Eurasia 2007 İlgi duyduğunuz alanlarda katılımcılar ile buluşmak için "Akıllı Randevu Sistemi" 0 yorum var - 13 Eylül 2007 18:12Microsoft’un Lisans sözleşmeleri Microsoft’un ürünlerini kullanmaya başlarken (kurarken) Kabul etmiş olduğunuz EULA üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını okuduğunuzda, hoşunuza gitmeyecek şeylerle karşılaşacaksınız… Linux ve açık kaynak kodlu yazılımlarsa GNU / GPL lisanslarını kullanırlar. İstediğiniz sayıda bilgisayara yükler, istediğiniz kadar paylaşım yapabilirsiniz… İlgili siteler: Linux Dağıtımları: 0 yorum var - 13 Eylül 2007 18:11Pardus 2007.3'te neler olacak? 1-) Limitli ADSL kullanıcıları için Delta paket Desteği eklendi. 0 yorum var - 08 Eylül 2007 17:37Dün, İstanbul Kitapçısı’ndan aldığım Esir şehrin insanlarını seyrettim. Daha önce birkaç defa daha izlemiştim. TRT’de dizi olarak vermişlerdi. Zira asla başından sonuna kadar izleyememiştim. Üstad Kemal Tahir ne de güzel kaleme almış ve oynayanlar ne kadar güzel oynamışlar. Oyunculuğun gereği oynadığı role kendini kaptırmamaktır diye biliyorum. Acaba zaten kendi tarihimizi anlatan bu filmde kendilerini rollerine kaptırmadılar mı? Acaba benim seyrederken yüreğimi sızlatan acıyı onlar da hissetti mi? Filmde; Sadece bir devletin çöküşü anlatılmıyor. İnsanların, korkuya nasıl yenildiğini, nasıl korkusuzca herşeyi göze alabildiğini, vatan elden giderken ve esir bir hayat yaşarken bile aşkın sizi bulabileceğini, fakat vatansız veya esaret altında yaşamda bunların hiçbir değerinin olmadığı çok güzel ve ustalıkla anlatılmış. Filmi izlerken birçok sahnesinde gözlerim doldu ve şunları düşündüm: Bir Türk, bu kadar özenti olup ta, korkularına yenilip, bütün mukaddesatını ayaklar altına alıp, kendine ihanet edebilirmi? Acaba, silahla yapılan işgal altında bu acıları yaşayanlar mı? Yoksa, savaştan sonra sağ kalan hainler yüzünden, bugün ekonomiyle yapılan işgal dönemini yaşayan biz mi daha fazla acı çekiyoruz? Avrupalı, Türk’ü savaşarak yenemeyeceğini, hatta bunun sadece Türk’ün gücüne güç katacağını kat’i surette anladığı içindir ki; Silahla savaşmak yerine, bir milleti yok etmenin kat’i ve en acımasız yolunu seçerek, dilimizi, an’anemizi yok ederek, bizi yozlaştırmaktadır. Tarihin, sıcak savaş yıllarında da Avrupa’nın maddi ve her türlü askeri mühimmat gibi olanaklarının bizden küçümsenemeyecek kadar çok olduğunu yazan birçok sayfası vardır. Onlar, bu savaşı, karşısındaki milleti küçümsediklerinden ve bu milletin kanını son damlasına kadar akıtmadan, yılmayacağını hesapla-yamadıklarından yenildiklerinin farkındalar. Maalesef, 1921 yılına kadar halifeyi kurtarmak için savaşan bu millet, dervişler, meczuplar memleketi olmaktan kurtulamamıştır. İnsanlar, evveliyatı kesin bilinmeyen, fakat insanlığın varoluşundan beri denilen, inanma arzusu yüzünden ortaya çıkan din denilen kavramın, sorgulanamaz addedilmesi kötü niyetli insanların bunu kullanmasına vesile olmuştur. Ne yazık ki bu, tüm dünyada ve tüm dinlerde böyledir ve bunun önüne geçilememiştir. |